Ay astroloji de anne, kadın, dişil enerji, aile, beslemek, büyütmek, korumak vs.. konularını sembolize eder.
Ay ayrıca hem vücudumuzdaki hem de dünyadaki sıvıları, suları da temsil eder. Suyun hafızası var diye hatırlatmıştım bir yazımda. Ay sıvılara etkisi ile kişideki duygusal durumlara etki eder, değiştirir bazen çalkantılar yaratır. Ay en hızlı hareket eden gök cismi olarak duygu ve dolayısıyla düşüncelerde hızlı değişimler yaratır.
Ay astrolojide ışığı taşıyandır, bir nevi ulak gibi çalışır. Geceleri Güneş ışınlarını yansıtır tıpkı bir ayna gibi. Gündüz (Güneş) yaşamın içinde koştururken, gece (Ay) kendi içsel yansımamızı görürüz özellikle de rüyalar aracılığı ile. Rüyalar da bilinçaltımızın yani kimliğimizin, gerçekliğimizin ve varlığımızın bir yansımasıdır ve o nedenle herkesin rüyasının yorumu kendine özeldir.
Ay duyguları anlatırken aynı zamanda dünyevi ihtiyaclarımızı da anlatır. Böyle bakınca duygular sadece dünyevi olana hizmet eder görünür. Farkındalık ve bilinç ise Güneşe ithaf olunur. Ay’ın bize yansıttığı ise, bilinçli yanımızın (Güneş), duygular (Ay) aracılığı ile bize kendini yani özünü göstermesidir.
Yani Güneş burcumuza bakarken Ay burcumuza da bakarız. Bize özümüzü yansıtacak olan o’dur. Ama Ay’ın ihtiyacı olan duygusal tatmin sağlanmadan öze ulaşmak da kolay değildir çünkü insan yaratılışı gereği önce dünyevi ihtiyaçlarının peşindedir.
Nasıl ki insan doğrudan güneşe bakamaz ise kendi özünü doğrudan görmek de kolay değildir. Oysa Güneş’in aynası olan Ay’ın ışığına bakarken büyülenir insan. Insanın aynası da (Ay), duygusal bağ kurduğu, sürekli iletişimde olduğu insanlardır. O aynalara iyi bakalım çünkü sevdiğimiz de, kızdığımız da, gördüğümüz de, övdüğümüz de biziz.

