14 EKİM 2019 PLÜTONİK KOÇ DOLUNAYI

Büyük değişimlerin yolunda , maddi ve manevi dönüşümlerin kıyısında dolaşıyoruz bugünlerde. Acılar, sancılar çeken ya da çekecek olanlar bu değişime hazır olmayan hatta değişimden korkup onu reddeden ya da ayak direyenler olacaktır. Plütonik dolunay, büyük yıkımların, çöküşlerin ama küllerinden doğup yeniden ve daha güçlü olarak ayağa kalkan irade gücünün ifadesidir. Diğer yandan insanın acizliğinin ve yine insanın çoğu zaman unuttuğu, yok saydığı kendisinden daha büyük bir gücün varlığının da işaretçisidir.

Bu Dolunayın karması çok yüksek. Başlattığımız hareketlerin, olayların sonucunu da çabuk alacağız. O nedenle her ne başlatıyorsak bilincinde ve sorumluluğunu da alarak yola çıkmalıyız. Çünkü bu karma bumerang etkisi ile çok kısa sürede bize dönecektir. Eden bulur hesabı ne ekersek onu biçeceğiz. Jüpiter’in çıkış yolunu göstereceğini de unutmayalım. Sakın olaki gelecek en küçük yardımı bile küçümsemeyelim çünkü bir kelebeğin kanat çırpışının da büyük önemi olan bu dünyada, hali hazırda bize sunulan şans, fırsat ve yardım eli bizi bulunduğumuz koşullardan, sıkıntılardan çıkartmak ya da gelen sert etkiyi yumuşatmak için çalışacaktır.

Dolunay haritası düzenin değişeceği bir zamanı gösteriyor. Yengeç burcunun son derecesindeki dolunayın yükseleni artık birşeylerin biteceğini ama bu bitişin yeni bir başlangıca vesile olacağını, yeni bir sistem ve düzen getireceğini, bir süredir niyetlendiğimiz girişimlere kapı açacağını anlatıyor.

14 Eylül’deki Balık dolunayından 14 Ekim Koç dolunayına kadar geçen zamanda ruhsal manada çok şey farkettik, deneyimledik özellikle ikili ilişkilerdeki güvensizlikler, korkular yüzeye çıktı. Hiçbirşeyin kalıcı olmadığını yeniden öğrendik ve kaybetme korkusu daha da belirginleşti. Sevgi ilişkilerindeki ani bitişler ve bu bitişlerin temelinde yatan derin manalar ruhumuzun kıyılarına kadar gidecek. Bu bitişlere rağmen sezgisel ve telepatik iletişimle ve çok yürekten gelen konuşmalarla yüklü bir zamandan geçiyoruz ve aslında daha hiç birşey tam anlamı ile bitmiş değil.

Gerçekliğimizden kopmadan, önümüzü görerek, kırılma noktalarımızın da farkında olarak bakmayı öğreniyoruz. Duygular en yüksek frekanstan yayın yapıyor ve enerji tüm seviyelerde büyük bir hızla akıyor. Bencilce istekler, kıskanç ruhun çığlıkları ve tüm bunların içinde denge arayışının cevabı kendimizle yüzleşmeden gelmeyecektir. Her yüzleşme sancılı bir süreç taşır. Önce inkar, sonra mücadele, daha sonra anlamaya çalışma ve sonunda idrak ve kabule geçiş.

Büyük krizler küçük mutlulukların, sahip olduğumuz ama günlük hayatta çok normalleşen hatta önemsizleşen şeylerin varlığının lütfunu hatırlatır. Örneğin; ışığı ya da TV’yi açıp kapamak kolaydır , önemsizdir ta ki elektrikler kesilinceye kadar. Elektriğin hayatımızdaki yerini farketmemiz için bir kaç saat kesilmesi yeterlidir oysa elektrikle her işimiz olduğunda varlığına şükran duyuyor muyuz? İşte gerçek şükran budur, o an elektriğin sana yapmış olduğu hizmetin farkına varmaktır. Plütonik dolunayı da bu manada değerlendirebiliriz. Çünkü jenerasyon gezegenleri dediğimiz Neptün, Uranüs ve Plüton manevi boyuttan yayın yapar ve mesaj taşır. Ama bu mesajlar dünyasal boyuta ulaşınca büyük bir güce dönüşür ve bu güç bazen mucizevi fırsatlar, şanslar, kavuşmalar bazen de büyük bir yıkım, kopuş, aldanış, çöküş ve kriz yaratır. Oysa İlahi düzende bu iki durumun arasında bir fark yoktur, mutlak gerçeklik birdir. Olayları karşılama algımız yasadığımız durumu şans ya da kriz olarak gösterir. Gerçek mana gelen mesajı anlayabilmekten geçiyor, neden böyle bir döngünün içinden geçmekte olduğumuzda yatıyor en derin anlamıyla. Onu anlamak için de son tutulmaların getirdiği ve bir kaç aydır devam eden durumlara dönüp bakmamız gerekiyor kişisel olarak.

17 Temmuz’da oluşan Plütonik Ay tutulmasının etkilerinin devamı niteliğinde olan bu dolunay o zamandan bu zamana olan durumları düşünmemiz, aldığımız kararları gözden geçirmemiz ve ertelediklerimizi uygulamamız için bizi biraz dürtüyor. Bu dolunayın sabian sembolü “ringe giren bir boksör”dür. Dayanma gücümüzü, kabullerimizi, yetenek ve cesaretimizi test eden bir dolunay bu. Konfor alanımızdan çıkarıp bizi oyuna sokmak istiyor. İzleyicisi çok olan bu maça çıkmak büyük bir cesaret gerektiriyor ki izleyenlerin bir kısmı bizim tarafımızı tutmuyor yani kaybettiğimize sevinenler de elbette olacaktır. Ama yine de kazanmak çok zor değil, oyunu kendi uslubu ile oynayan, farklı yeteneklerini sergileyen ve en iyi hamleleri yapanlar kazanacak. Yani orjinal olan, kendi yolundan gidenler hayatlarının “kendi şarkısını söyleyen primadonnası” olacak.

Bu dolunayın getirdikleri ile 24 Mart 2020’de ki Koç yeniayında potansiyellerinin ve yeteneklerinin farkında olan bir insan olarak daha kararlı, sistemli,istekli ve bilinçli adımlar atacağız. Ama unutmayalım ki risk almadan zafer kazanamayız. İster bu ringe çıkarız istersek de hayallerimizi uzaktan seyretmeye devam ederiz, karar da hayatta bizim… Yeter ki seçimlerimizin sorumluluğunu üstlenelim.

Görüşlerinizi veya sorularınızı yazabilirsiniz :)

Scroll to Top

ASTROBİKEM ASTROLOJİ DANIŞMANLIĞI sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin